26 Kasım 2007 Pazartesi

Çılgın Türkler, Çılgın Türkler, Çılgın Türkler....


"Şu Çılgın Türkler" kitabı gündemimizin üst sıralarında çok uzun süre kaldı. Kitabın içeriği konusunda farklı fikirler çarpışsa da kitabın ismi çoğu kişi tarafından bayağı tutuldu. Bizler millet olarak heyecanlı, ayaklarımızı yerden kesen, namımıza nam katabilecek yakıştırmaları pek severiz; bunu da sevdik.

Bu isim tutuldu ya, tamamdır. Birçok yerde "Çılgın Türkler" yakıştırmasını görür ve duyar olduk. Tartışma programlarında bile bir ara özenle kullanılır hale geldi bu sıfat. O kadar çok kullanıldı ki ben artık sıkılmaya başladım.

En son KC Group'un bir reklamında şu yazıyı gördüm: "Biz Çılgın Türkler Zorlu Mücadelelerden Zaferle Ayrılmayı Hep Bildik." Bugüne kadar "güven inşa etmesiyle" bildiğimiz, bunu aklımıza güzelce yerleştiren KC Group'u ÇılgınTürkleri ısıtıp tekrar önümüze getirmesini sağlayan sebep nedir merak ederim. "Tamam", dedim o yazıyı görünce. Çılgın Türklerde son nokta budur.

Virgin'de Erkek Modası..





Yahoo mail'a girdiğinizde sağ kenarda her zaman reklam için ayrılmış olan bölüm vardır. Bir süredir elini çeşitlerce işe atmış ve büyüdükçe büyümüş olan Virgin Group'tan Virgin Mobil'in bu reklamı o alanı süslüyordu.

Erkek çıplaklığının reklamlarda kullanılmasını hiç estetik
bulmayan ben, bu sürekli gözümün önünde olunca çok rahatsız oldum. Son derece itici geldi, e haliyle paylaşmak istedim.

Önce solda gördüğümüz gibi modelimizi üzerinde "wax me" yazar halde görüyoruz. Madem istiyorsun o zaman ben de seni ağdalarım diyor ve tıklıyoruz, ağda yapacak olan kişi soldan çıkıp geliyor. Modelimizin vücudunda kırmızı noktacıklar beliriyor ve hangisinin üzerine giderseniz o bölgeye ağda yapılıyor. Ardından adamcağızın acı çekişini izliyoruz, ağzından da "bullshit" kelimesi dökülüveriyor. Bir erkeğe sanal ortamda ağda yaptırmak fikri de nedir yahu?

19 Kasım 2007 Pazartesi

Tchibo İçin Atış Serbest


Başlangıçta pazar yerinden farksız gördüğüm için "15 günde bir konsept değişimi" ile bile benim aklımı çelemeyen bu markayı artık çok daha sıcak, alışveriş yapılası ve pazar yerinden daha farklı görüyorum. (Pazarlara da bayılırım zaten o da ayrı)

Şu günlerde birçok kişinin ağzında "Tchibo" var, doğru ya da yanlış bir söylenim şekliyle olsa da birçok kişi birbirine "favori mağazam" diyerek burayı anlatmaya çalışıyor. Tchibo'nun bence iki ciddi sorunu var, bunlara biran önce çözüm bulması lazım. Özellikle ismini şimdi bu kadar popülerken oturtmazsa işi zor doğrusu, çünkü insanlar onu konuşuyorken bu WOMM'u isminin yanlış kullanımından ötürü çok iyi yönetemediğini düşünüyorum.

Bunun en açık şeklini geçtiğimiz günlerde otobüste elimde Tchibo torbasıyla yol alırken farkettim. Genç yaşlarda bir hanım, yanındaki başka bir hanıma elimdeki torbayı büyük bir heyecanla gösterdi ve
- ah, işte işte bu mağaza, hani favorim diyodum ya, o işte", dedi.

Ben tepkisiz öylece bakakaldım. Aynı ses kendisini torbama kaptırmış bir şekilde devam etti
- "Ayy, dur bakıyım neymiş adı?", "Tooohibo, hah tamam Tohibo işte"

Arkadaşı karşılık verdi:
- Ha bunu mu anlatmaya çalışıyordun, onun T'si okunmuyo "Cihibo"demek istiyorsun. Caddede de var bundan.

- Olmaz ki, orada O harfi var.

Burada son derece gülümseyen, samimi bir suratla devreye girdim tabii, "Şey, pardon ama T'den sonraki harf C harfi ve Çibo olarak okunuyor", dedim. Bir şaşkınlık havası belirdi.

Ondan sonra sohbet başladı, mağazayı çok seviyorlarmış ama bir türlü anlayamamışlar, birgün gördükleri şey ertesi hafta olmuyormuş. Bunun üzerine iki haftada bir konsept değiştirdiklerini söyledim. Yine bir şaşkınlık oldu tabii ama anladıkları için de sevindiler. "Bulduğumuz şeyi hemen alalım o zaman, diğer haftaya bırakmayalım", dediler.

İnsanlar kendisinden hazır konuşuyorken, Tchibo'nun ilk yapması gereken şey bence isminin doğru söylenişinin ne olduğunu bir kampanyayla anlatmak. Çünkü insanlar yanlış söylemekten korktuğu için bile markayı ismi ile anlatmaktan korkuyorlar.
İkincisi de iki haftada bir konsept değiştiğini ve bu yüzden daha önce görülen birşeyin aradan bir süre geçtikten sonra görülemeyeceğinin açıklamasını yapmalılar.

Şu dönemi bu şekilde daha iyi yönetmiş olurlar diye düşünüyorum ve devamlı konsept değişikliği formatlarına bayıldığımı da belirtmeden yazıyı bitirmek istemiyorum.